Demokrasi terimi, “halkın, halk için halk tarafından yönetimi” için kullanılır. Ancak bu anlamda demokrasi hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Örneğin terimin doğduğu yer olan antik Atina’da kadınlar, gençler, zanaatkârlar, köleler yönetimde söz sahibi değildi. 19. yüzyılda Avrupa’da kadınların, işçilerin oy hakkı yoktu. Günümüz parlamenter demokrasilerinde halk değil, “temsilci” denen politikacılar toplumu yönetmektedir. Bilim ve ekonominin alabildiğine geliştiği günümüzde, bir avuç politikacı toplum adına karar almakta ve insanları bu karara uymaya zorlamaktadır. Neden %1, %99 'u yönetsin? Niçin bize sorulmadan alınan kararlara uyalım?
Demokratik olmayan tüm yönetimler, itaat eden (sürüleşmiş, nesneleşmiş) insanlar üzerine kuruludur. Egemen düzen (kapitalizm), insanlar arası ilişkileri nesneler (mal ile para) arası ilişkiler gibi göstermektedir (fetişizm). İktidar, kurulduktan sonra, kendisine itaatin sürmesi için şiddet ve baskı uygulamaktadır. Demokrasiyi yaşama geçirmenin en önemli engeli, belleklere kazınmış iktidar anlayışıdır. Başka yönetim biçimlerini görmemiş olan, dolayısıyla bilemeyen insanların aklına, iyi yaşam için başka seçeneklerin olabileceği gelmez. Doğrudan demokrasi, temsili demokrasi ve parlamenter düzen bunalımının çözümüdür. İnsanların bilgisizlik ve düşünmezliğine son verildiğinde, tüm birimlerde doğrudan demokrasi gerçekleşebilir.
DOĞRUDAN DEMOKRASİ NEDİR?
Demokrasi sistemi, birincil olarak toplumun ve toplumun etkinliklerinin yönetimi alanında monarşi ve oligarşi sistemlerine karşı önerilmiş ve uygulanmıştır. İkincil olarak, STK, oda, sendika, hatta parti gibi birimlerin iyi yönetimi için önerilmekte ve uygulanabilmektedir. “Yönetme” eyleminin başlıca iki türü vardır: A) Otoriteye dayanarak “insanların” davranış ve eylemlerini düzenlemek ve iş yaptırmak. B) İnsanları yönetmek değil, “üretimin, işin, bir etkinliğin, bir görevin” toplumun ya da bir topluluğun yararına yapılmasını sağlamak. Sınıflar, gruplar, eşitsizlik ve çatışmaların olduğu toplumlarda görülen monarşi (tek insan tarafından yönetilmek) ve oligarşi (bir azınlık tarafından yönetilmek) A grubu yönetim uygular. Temsili demokrasi de sınıflar, gruplar, eşitsizlik ve çatışmaların olduğu toplumlarda görülür. Dolayısıyla A grubu yönetim biçimlerindendir. Doğrudan demokrasi ise B grubu yönetim biçimidir.
Demokrasi, iki konuda kendini gösterir: 1. Yurttaşların politik kararlara katılması. 2. Toplum yöneticilerinin toplum tarafından belirlenmesi. Temsili demokraside yurttaşlara, temsilciler seçip göndererek politik kararların alımına katılacağı söylenir. Ama temsilci adaylarını partiler (başkanları) belirler, seçilen temsilcilerin yetki sınırı yoktur ve halka karşı sorumlulukları denetlenemez. Bu yüzden temsilciler; kısmen kendi istek ve görüşlerine, kısmen parti başkanının istek ve görüşlerine ve temel olarak toplum içindeki güçlü sınıf ve grubun istek ve görüşlerine göre kararlar (yasa, yönetmelik, vb.) alır. Toplumun politik yöneticileri, temsilciler arasından iktidar partisi başkanınca atanırken, devlet görevlilerini (bürokrasiyi) de toplum belirleyemez.
Doğrudan demokrasiyi şöyle tanımlayabiliriz: Toplumsal ve bireysel ihtiyaçların karşılanması işlerinin (üretim, dağıtım, sağlık, eğitim, barınak, kültür, adalet, vb.) yönetilmesine (yürütülmesine), toplumun tüm üyelerinin katılması, söz sahibi olmasıdır. Doğrudan demokrasi toplumunda sınıflar, gruplar, eşitsizlik, çatışmalar yoktur. Kararlar tabandaki birimlerde (sokak, köy, mahalle, fabrika, vb.) alınır, tepenin uyması istenir. Birimin tüm bireyleri karar alma “forum”larında (halk meclislerinde) doğrudan yer alır. Eşit ekonomik koşulda, eşit bilgi düzeyinde, çıkar özdeşliğinde herkesin benimsediği kararlar alınır. "Aman çabuk karar verelim, tartışmayı bir yana bırakalım" demeden, iyice düşünüp tartışarak oy birliği sağlanabilir. Yereli ilgilendiren kararlar yerelde uygulanır. İlçe, il, bölge ve ülkeyi ilgilendiren kararlar; yukarıya görevli temsilciler aracılığıyla iletilir.
İlçe, il, bölge ve ülke düzeyinde meclislere temsilciler seçmek zorunludur. Birimler (köy, mahalle, vb.) ilçeye gidecek temsilcileri, üyeleri arasından bilgi ve deneyimce uygunluğuna bakarak belirler. İlçe yöneticilerini ve ile gidecek temsilcileri birimlerden gelen temsilcilerden oluşan ilçe meclisleri belirler. İl yöneticilerini ve bölgeye ya da başkente gidecek temsilcileri ilçelerden gelen temsilcilerden oluşan il meclisleri, üyeleri arasından bilgi ve deneyimce uygunluğuna bakarak belirler. Belirlenen yöneticiler, meclisinin kararlarının uygulanması işini yürütür. Temsilciler, kendi meclisinin verdiği yetki oranında üst düzeyde sözcülük yapar, yetki kullanır.
Doğrudan demokrasinin araçları; tabanda herkesin katıldığı forum ya da meclis, üstlerde yetki ve sorumlulukları kısıtlı temsilcilerden oluşan meclisler, yeterliliğe (liyakat) göre görevlendirme, bilgi ve deneyim uygunluğuna göre ileri görevlendirmedir. Göreve uygun kişiler arasında eşit liyakat, deneyim, vb. Varsa, ad çekme ya da ilgili bölümde seçim olabilir.
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİNİN AMACI
VE UZUN DÖNEMLİ PROGRAMI
Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin amacı; doğrudan demokrasiyi yerelden başlayıp, gittikçe ilçe, il, bölge, ülke çapında yaşama geçirmektir. Öteki ülkelerdeki doğrudan demokratlarla birlikte kıta ve dünya çapında genişletmek başka bir amaçtır. Doğrudan demokrasinin eksiksiz uygulanabilmesi için, toplumun çoğunluğunun bilinçli olması, kişi (yeni insan, olgun insan) düzeyine gelmesi gerekir. Tembel, düşüncesiz, çıkarcı, bencil, kaygısız ve savruk insanlarla doğrudan demokrasi kurulamaz. Ancak, yalnızca bilinç değişimi ile doğrudan demokrasi gerçekleşmez, insanların maddi koşulları da değişmelidir. Toplumda insanlar arası eşitsizlikler olabildiğince kalkmalıdır (mutlak eşitlik yoktur). Tüm insanlar barınak, besin, sağlık, eğitim, kültür, adalet sağlanması konularında eşit olmalıdır. Bireyler işgücünü kiralamamalı (satmamalı); bilgisi, deneyimi ve emeği oranında hak (gelir, tüketim mallarında mülkiyet) sağlamalıdır. Uzmanlık gerektirmeyen işlerde, insanlar değişmeli (nöbetleşe) görev almalıdır. Tüm insanların eğitim düzeyi yüksek tutulmalı (bilgi düzeyi eşitliği); lüks konaklar, köşkler olmamalı, aileler nüfusuna uygun büyüklükte güzel evlerde oturabilmeli, vb. Binlerce yıldır egemen sınıfın emrinde olan “devlet”, egemenlerin elinden alınacaktır. Yöneten-yönetilen ayırımı ve iktidarın var oluş koşulu; eşitlik, özgürlük ve adalet birlikte sağlanınca ortadan kalkacaktır. Sonunda, “devlet” denen kurum sönümlenecek, B gurubu yönetim modeli bir örgütlenme yaşama geçecektir.
DOĞRUDAN DEMOKRASİ HAREKETİNİN KISA DÖNEMLİ PROGRAMI
Doğrudan demokratik toplum yaşamının tam oluşması için, doğrudan demokrasi ilke ve araçlarının eksik uygulandığı, yavaş yavaş tamamlandığı bir geçiş dönemi gereklidir. Bu dönemde değişik kökenden gelen, değişik görüş ve idealde, farklı gelir ve bilgi düzeyinde insanlar bir arada olacaktır. Düzen karşıtlığı, amaç, örgütlenme biçimi ve çalışma yönteminde ortak yönleri öne çıkarıp anlaşmak yeterli olacaktır. Pratikte oybirliği değil, çoğulcu anlayış olacaktır.
Doğrudan Demokrasi Hareketi;
1- Bir yandan doğrudan demokrasi görüşünü yayar; önümüzde böyle bir seçeneğin olduğunu açık oturum, forum, özel toplantı ve basın yayın aracılığıyla insanlara anlatır.
2- Demokratik toplumun maddi koşullarını toplum üyeleriyle birlikte hazırlar.
Temsili demokratik seçimlerde doğrudan demokratların yönetime gelmesi için çalışır. Halk meclisleri hukukunu oluşturur, bireylerin hak ve sorumluluklarını önceden belirler. Muhtarlıklarda ve belediyelerde halk meclislerinin kurulması ve etkili olması için mücadele eder. Halk meclisinde alınan kararların, muhtarlık ve belediyece yürürlüğe sokulması sürecini denetler.
Dernek, sendika, oda, kooperatif gibi birimlerde; doğrudan demokrasinin yönetime ilişkin ilkelerinin uygulanması için çalışır: Genel kurullarda klikleşme ve listeler olmaması; yönetim kurulunun genel kurul kararlarına mutlak uyması; yönetim kurulunun kendisini üyelerin üzerinde görmemesi ve onlarla sürekli ilişki içinde olması, sık sık genel üye toplantısı yapması, her adımda üyelerin görüşünü alması, vb...
Temsili demokraside politika, sorunlara çözüm bulma aracı olmaktan çıkmıştır. Politikacılar insanları spor kulübü fanatikleri gibi birbirine düşürmekte, yapay gerginliklerle meşgul etmektedir. D. D. Hareketi, temsili demokrasinin sınırlarının genişlemesi, daha demokrat ve özgürlükçü olması için de uğraş verir. Gerginliği azaltmak ve olabildiğince çok insanın desteğini almak için her ortamda uzlaşma ve oydaşma önerir. D. D. Hareketi, toplum içindeki hak ve özgürlük eylemlerini destekler ve katılır:
1- Egemenlik halkındır! Söz, yetki, karar ve iktidar halka.
2- Darbe anayasası yerine yeni demokratik anayasa.
3- Gelir dağılımında adaletin sağlanması.
4- Devletin din işlerine müdahale etmemesi, bazı din ve mezheplere ayrıcalık tanımaması.
5- Etnik (başta Kürtler) sorunlara, eşit yurttaşlık temelinde, barışçı ve demokratik çözüm.
6- Kamusal sağlık sisteminin, her türlü ilaç ve tedavi yönteminin ücretsiz olması.
7- Kamusal eğitimin, devletten bağımsız bir kurumca laik biçimde yönetilmesi.
8- İşçilerin ücret ve hak mücadeleleri.
9- İşyeri mobbingleri (tedirgin etme).
10- Emekçilere, aydınlara yönelik soruşturma ve kovuşturmalar.
11- Kadınların yaşama biçimi, giyiniş, gülüş, oturuş ve alışkanlıklarına karşı saldırılar.
12- Hizmet götürülmeyen yoksul semt ve köyler.
13- İklim değişikliği, çevre-doğa sorunları, canlıların zor duruma düşmesi.
TÜZÜK
Doğrudan Demokrasi Hareketi’nin ve kuracağı örgütlerin yönetim ilkeleri şunlardır:
1- Örgütün tek önderi ya da başkanı yoktur, ortak önderlik vardır. Örgütlenme, bir insan çevresinde değil, görüşler
çevresinde yapılır. Hiçbir birey öteki bireylerden önde ya da arkada değildir.
2- Örgütlenme; grupların bir araya gelmesiyle değil, bireylerin bir araya gelmesiyle olacak, ideolojik birlik aranmayacaktır.
3- Kararlar, tüm üyelerinin katılımıyla ve oybirliğiyle alınır. Oybirliği sağlanamazsa, üye tamsayısının 3/4 çoğunluğuyla
alınan karar uygulamaya geçirilir. Azınlıkta kalanların karara uymama, eleştirilerini sürdürme hakkı vardır. Nitelikli çoğunluk sağlanamazsa karar alınmaz.
4- Gerek duyulduğunda, üyelerin %30'un isteği üzerine, karar yeniden görüşülüp değerlendirilir.
5- Üyeler; yetenek, bilgi, deneyim ve becerilerine (liyakat) göre görev ve sorumluluk alır. Görev için çok aday olursa, aralarında seçim
ya da ad çekme yapılır.
6- Her yılın sonunda, tüm görevlendirmeler gözden geçirilir. Gerekli özeni ve başarıyı gösteremeyen görevlinin yerine yeterli
ve gönüllü başka bir birey görevlendirilir.
7- Her doğrudan demokrat D. D.’yi kendi çevresine yayar.
8- Üyeler birlikte yardımlaşarak çalışır.
9- Sivil toplum kuruluşlarında D. D. yönetim ilkelerinin gerçekleşmesi için çabalar.
10- D. D. Hareketi amaçlarını gerçekleştirmek için; yayın, eğitim, yerel yönetim, vb. konularda; dernek, vakıf, kooperatif, vb. kuruluşlar kurar. Buralarda kurs, araştırma, seminer, açık oturum, forum,
sempozyum, sanatsal etkinlikler, fuar, sergi, festival, yarışmalar düzenler. Komisyonlar ve araştırma grupları kurar.
DOĞRUDAN DEMOKRATİK TÜZÜK
Doğrudan demokrasinin olmadığı günümüz toplumunda; dernek, sendika, hatta parti gibi örgütlerde bilinçli kişiler doğrudan demokrasi ilkelerini uygulayabilir. Doğrudan demokrasinin yönetim ilkeleri şunlardır:
1- Örgütlenme; grupların bir araya gelmesiyle değil, bireylerin bir araya gelmesiyle olur.
2- Örgütlenme, bir insan çevresinde değil, bir görüş, bir ilke ya da bir amaç çevresinde yapılır.
3- Örgütün tek önderi ya da başkanı yoktur, ortak önderlik vardır. Hiçbir birey öteki bireylerden önde ya da arkada değildir.
4- Temel ve önemli kararlar Genel Kurul'da ve genel üye toplantılarında alınır.
5- Kararlar, tüm üyelerinin katılımıyla ve oybirliğiyle alınır. Oybirliği sağlanamazsa, üye tam sayısının 3/4 çoğunluğuyla
alınan karar uygulamaya geçirilir, ama azınlıkta kalanların karara uymama, eleştirilerini sürdürme hakkı vardır. Nitelikli çoğunluk sağlanamazsa karar alınmaz.
6- Üyelerin en az %30'u isterse, karar yeniden görüşülüp değerlendirilir.
7- Yönetim Kurulu; üyeleri otoriterce yönetmekle değil, Genel Kurul'un verdiği görevleri yürütmek, çalışma kurulları
üyeler arasında eşgüdümü sağlamakla yükümlüdür.
8- Üyeler; yetenek, bilgi, deneyim ve becerilerine (liyakat) göre görev ve sorumluluk alır. Görev için çok aday olursa, aralarında seçim
ya da ad çekme yapılır.
9- Üyeler birlikte yardımlaşarak çalışır. Gerekli durumlarda görevler için kurullar oluşturulur.
10- Uygun aralıklarla, tüm görevlendirmeler gözden geçirilir. Gerekli özeni ve başarıyı gösteremeyen görevlinin yerine yeterli
ve gönüllü başka bir birey görevlendirilir.
Yorumlar
Yorum Gönder